Archive For The “Satranç ve Edebiyat” Category

Bekir Üstün’ün Satranç Şiiri

By |

Kareli bir tahtada Amansızca çatışma Açılış’ın doğruysa Neticeden hiç korkma Usta oyuncu için Siyah Beyaz farketmez Teori bilmiyorsan Pratik sana yetmez İstiyorsan ki eğer Rakibini çökertmek Bilesin ki ön şarttır önce kendine güvenmek En iyisi kardeşim Sen bu işi ilerlet Hepsinden önemlisi Önce kendini alt et. İsdemir Demir Çelik İşletmelerinden bir satranç sever Bekir Üstün.

Read more »

Yavuz Candoğan’ın Satranç Şiiri

By |

Sana da tavsiye ederim arkadaşım satranç oyna İnan ki değildir vakit harcamak boşuna Öğretir düşunmeyi çok yönlü insana İlk önerim serinkanlı olmaktır sana Küçümsememeyi küçülmemeyi satrançta öğreneceksin nasılsa Her şey açıktır tahtada ne oynayım diye bakma Seni bekler taşlar hazırdırlar mata Fark etmez beyaz siyah usta oyuncuya Sen yine de savunmanı ihmal etme beyazlarda Rakibinin…

Read more »

Satranç Dersleri

By |

Satranç Dersleri

İlhami Çiçek (d. 1954, Ayyıldız, Oltu, Erzurum – ö. 14 Haziran 1983, Tokat), Türk şair

İlhami Çiçek’in en tanınan şiiri sekiz bölümden oluşan Satranç Dersleri’dir. Başlangıçta tek bir şiir olarak düşünülen Satranç Dersleri, Edebiyat Dergisi’nin sayfa düzenini yapan Necip Evlice’nin inisiyatifi ile ikiye bölünerek ayrı ayrı dergiye alınmış, bu sayede diğer altı bölüm de yazılabilmiştir. İlhami Çiçek, Necip Evlice’yi Heybeliada Senatoryumu’nda ziyaret ettiğinde O’na “Satranç Dersleri’nin bu kadar uzun bir şiir olmasını sana borçluyum” demiştir.

1979 yılından itibaren dizi olarak Edebiyat Dergisi’nde yayımlanmış, vefatından kısa bir süre önce diğer şiirleri ile birlikte Satranç Dersleri adı ile kitaplaştırılmış ve Edebiyat Dergisi Yayınları’nın kırkıncı kitabı olarak neşredilmiştir.

Üniversitede iken satranç turnuvasında birinci olacak denli iyi bir satranç oyuncusu olan İlhami Çiçek, ‘neden satranç?’ sorusunu şöyle cevaplıyor: “Satranç oyununu kullanmam rastlantı değil. Geometrik bir tarih âdeta satranç. Yaşama tam denk düşüyor. Yaşam da bir geometridir, evet, ama epeydir yüzü çizik çizik bir ‘satıh’ görünümünde.

Bir de oyun sözcüğü… şiirli, katı, acımasız, yoğun çağrışımlı bir sözcük oyun sözcüğü. Sonra oyuncu, çağ’dır. Satranç oyununun kendisi de bir şiirdir. Oynarken bilinçle yenildiğim olur. Karşı taraf şahımı sıkıştırdıkça fevkâlade anlar yaşarım. Bütün bunlardan yararlandım elbet. Çağımdan, tarihe, Öğretiye sürekli göndermelerde bulunarak bir oyun kurmak istedim.”

Çiçek’in şiirlerinde işlediği konudan mütevellit satranç taşlarının adları sıklıkla geçer. Bundan maada; hayvan imgelerine, bolca telmihlere ve teşbihlere rastlanılır. Hüzün, yalnızlık, kentleşme korkusu, çağa karşı duran insan gibi konular Çiçek şiirinin diğer payandalarıdır.

Read more »