Satranç Dünyası

Satranç PDF Yazdır e-Posta
Satranca Dair
Filiz Uğurlu tarafından yazıldı   
Pazar, 14 Kasım 2010 13:21
AddThis Social Bookmark Button

Adı oyun biliyorum ama hiç oyun gibi algılamamıştım, oyun her şeyden önce eğlenceli olmalıydı benim için. Satranç daha çok düşündüren, plan yaptıran, dikkat gerektiren, dikkat gerektiren ve yine dikkat gerektiren bir şeydi.

Dikkat konusunda iyi değilimdir, aslında sevmediğim konularda dikkat konusunda hiç iyi değilimdir. İnsanların saatlerce nasıl satranç oynayabildiğimi merak ettim. Üstelik eğlenceli bile değilken.

Tekrar satranç oynayamaya aslında kendimi zorlamaya başladım.  Aslında satranç hakkında yazacak kadar ne usta bir oyuncuyum, ne de yeteri kadar oynadım, ama şimdiden beni şaşırtan şeyleri paylaşmak istedim,

-          Oyun olarak algıladığım için, taşların nasıl hareket ettiğini bilmenin oynamak için yeterli olduğunu düşünüyordum, gerisi biraz şans, biraz karşı tarafın açığını aramaya bakar diyordum, kesinlikle yanlışmış.

-          Bir kere oyun değil zaten, beyin jimnastiği dediğimiz türden şeylerden biri.  Oyun kelimesi çok hafifsiyor J

-          Stratejinizin olması, hamlelerin bilerek yapılması gerekli. Tesadüflere bırakınca tek sonuç çıkıyor karşınıza, yenilgi…

-          Kesinlikle tüccar oyunuymuş, risk almazsan kazanamazsın. Vermeden alamazsın, uygun zamanda ağırlık atmazsan ilerleyemezsin.  Ticaret eğitimi aldım, onca stratejik yönetim, personel yönetimi, risk analizleri vs gibi derslerin yerine satranç öğretselermiş bize, olayı çok daha hızlı kavrayabilirdik.

-          Vazgeçilmeyecek hiç bir şey yok, Şah dışında. Ancak bu vazgeçme öyle iyi ayarlanmalı ki, diğer taşlar görevlerini sonuna kadar yerine getirmeli, olmadık yerde Şah’ı yalnız bırakmamalı.

-          Alanı ve taşları korumak yetmiyor, mutlaka bir saldırı planı olması gerekli.  Barışçıl çözümlerle kazanmak mümkün değil.

-          Satrançta kazanmak için ille de karşı tarafın bütün taşlarının alınması tahtanın boşaltılması gerekmiyor, onları sıkıştırmak da işe yarıyor. (Tam da bu yüzden ağırlık atılması gerekiyor zaten, bazen korunmak için yakınımızda tuttuğumuz kendi taşlarımız sonumuzu hazırlıyor)

Birkaç aydır oynuyorum. Çok sevdim, başkaları saatlerce oynarken ne düşünüyor bilmiyorum ama keyif alıyor ve eğleniyorum. Piyonlarımı ilerletirken “size ölmeyi emrediyorum” diyorum.  Kalemi kurtarmak için atımı çıktığımda “ atlı birlikler geliyor, dayanın” diyorum. Vezirimi erken kaybettiğimde, “özür dilerim, intikamını canım pahasına alacağım” diyorum.  Vezir gittikten sonra genelde oyunu kaybediyorum, yalan olmuyor J.  Satranç tahtası çeşitli savaşlara konu oluyor. Bazen Osmanlı, bazen Kızılderili, bazen bir iç savaş. Bazen sadece karşı tarafı ele geçirmek, içine sızmak, sıkıştırmak, teslime zorlamak oluyor mesele.  Sonuç olarak kimin kazandığının bir önemi yok aslında. Her bir oyun başka bir keyif oluyor, yensem de yenilsem de.  Her yenilgim yeni bir şey katıyor bana, ukalalığımı yüzüme vuruyor, dikkatsizliğimi, sahip olduğum şeyleri yeteri kadar önemsemediğimi, umursamazlığım ya da cesaretsizliğim nedeniyle almadığım risklerin sonuçlarını gösteriyor bana.

Satranç bir oyunsa, hayat daha büyük bir oyun ve satranç tahtası güzel bir hazırlık yeri.

Son Güncelleme: Pazar, 14 Kasım 2010 16:06
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile


Satranç Dünyası ile ilgili canlı yardım almak veya sohbet etmek için mgroup3072@hotmail.com adresini msn listenize ekleyin ve bir titreşim gönderin. Gelen uygulama davetini kabul etmeniz sisteme girmeye yeterlidir.

Türkiye çapında satranç oyuncuları ile tanışabilir, sohbet edebilirsiniz.

*Kesinlikle adres bilgileriniz ve görüntü resminiz görünmemektedir.

Sitemiz en iyi Mozilla Firefox ve Google Chrome ile görüntülenmektedir.

Takdir Ettiğiniz Ne Varsa

 Simgesel Rüya Yorumlama




Soy Ağacı Sitesi



BiHaberin Adresi
Şimdi buradasınız  : Anasayfa Satranca Dair Satranca Dair Anı, Gözlem ve Alıntılar Satranç

İstatistikler

Üyeler : 8999
İçerik : 417
Web Bağlantıları : 37
İçerik Tıklama Görünümü : 1023446

Kimler Sitede

Şu anda 24 konuk çevrimiçi

Rastgele Soru

parlak746.jpg